10 Kasım 2010 Çarşamba

Pikap

Haftanın Albümü: Ersan Erdura - En İyileriyle

Ossi Müzik, Türk pop müzik tarihinin arşivini bugünlere taşımaya devam ediyor. 2005 yılından bu yana devam eden “En İyileriyle” serisinin yeni albümü “En İyileriyle Ersan Erdura” raflarda yerini aldı. Çift diskten oluşan “En İyileriyle Ersan Erdura” albümünün birinci diskinde, Ersan Erdura’nın 1977-1984 yılları arasında yayınlanmış 45’lik ve 33’lük plakları arasından seçilmiş 15 şarkı yer alıyor. Bunlar arasında “Çocuk Gözler”, “Acılar Sürekli Olamaz”, “Hayalin Gitmez” gibi bugün de çok sevilen şarkılar var. Şarkıların tamamı orijinal plak kayıtlarından oluşmakta.

Albümde yer alan ikinci diskteki şarkılar ise bugüne dek basılmamış özel arşiv kayıtları. Stüdyo deneme kayıtları, dönemin televizyon programları için yapılmış kayıtlar ve başka şarkıcılar tarafından plak yapılmış kimi şarkıların Ersan Erdura yorumlarından oluşan bu disk de arşiv meraklıları kadar Ersan Erdura sevenleri de çok memnun edecek. (Basın Bülteni’nden)

Plaket: Juanito

‘’Plaket’’ her hafta dünyaca ün kazanmış ve ülkemizde ayrı bir iz bırakmış starları kısaca da olsa anmaya devam ediyor. Adamo, Patricia Carli, Marc Aryan derken …

1936 Tunus doğumlu Cezayir asıllı Fransız müzisyen 1960’lı yılların ortalarına doğru geldiği Türkiye’yi çok sevmiş olacak ki burada uzun bir süre devam etti müzik çalışmalarına. Türkçe’yi öğrendikten sonra Fecri Ebcioğlu ve Ümit Yaşar Oğuzcan'ın Türkçe sözler yazdığı birçok Avrupa şarkısını duygulu sesiyle plağa alan Juanito’nun ilk 45'liği "Gardiyan" bir Ramon Cabrera bestesiydi. Plağın arka yüzünde ise "Arkadaşımın Aşkısın" adlı aranjman vardı. Konserleri dolup taşan ve birçok mekanın dönemin en çok aranılan starı olan sanatçı 70’lerin sonlarına doğru ülkesine döndü ve taksi şoförü olarak hayatına devam etti. 1981 yılında gırtlak kanserine yakalanandı ve sesini kaybetti. 2000 yılında 60'lı yıllarda Odeon plak şirketi için seslendirdiği Türkçe aranjmanlardan oluşan ‘’Canım Vatanım’’ isimli derleme albümü Türkiye'de yayınlandı. Bu albümün tanıtımı için Türkiye'ye gelen Juanito bu CD için bir de klip çekti.

Haftanın Kahramanı: Hümeyra

Bir çocuğun birçok hayali gerçek oldu ama onların içinde bir tanesini çok ayrı sakladı. İlk olarak bir derginin hediyesi olarak gelmişti elime kaseti Hümeyra’nın. İlgimi çekmesi bir yana çok enteresandır ki ‘’Yıllar Sonra’’ isimli bu çalışmayı bir süre dinlememişimdir bile. Ancak bir tanıdığımın benden istemesi ile kıymete binen kaset daha sonra o kadar çok dinlenmiştir ki bozulmakta gecikmemiştir. Yıllar sonra Hümeyra ile ilk tanışmamda anlatmışımdır kendisine bu anımı. Hümeyra benim bir numaralı sanatçımdır ki ne mutlu bana onunla kısa bir süre içerisinde birçok anı saklamışımdır kendime. Elimdeki arşive bakınca o yıllarda olmak ve en başından o süreci yakalamak çok istemişimdir mesela. ‘’Sessiz Gemi’’yi, ‘’Otuzbeş Yaş’’ı, ‘’Dilber’’i, ‘’Kördüğüm’’ü plaklardan dinlemek mesela. Bir gün bir yerde yeniden şarkılar söylemesini öyle çok diliyorum ki; albüm yapmasın ama ne bileyim bir özel sahne bile yeter onu sevenlere, bu sadece benim feryadım değil, onu çok seven ve bunu dileyen o kadar çok kişi var ki.


İlk 45’lik - Son CD: Seyyal Taner (E özlendi ama :))

1974 - Tanrı Şahidimdir & Şimdi Sen Varsın – Bir Numara


1993 - Geliyorum - Güneş (Daha sonra çeşitli toplama albümleri yayınlandı ayrıca)




1978 yılı Türkiye Eurovision Şarkı Yarışması Türkiye finallerinde yarışan şarkı sözleri Çiğdem Talu’ya müziği Melih Kibar’a aittir. Yıllardır dinlemekten sıkılmadığım bu şarkıyı yorumlayan Rezzan Yücel ise müzik dünyasında daha sonra sessiz sedasız kayıplara karışanlardandır.

Haftanın Partisi: Eski 45'liklerden Günümüze Türkçe Pop Parti

Seyyal Taner, Beyaz Kelebekler, Mazhar Fuat Özkan, Barış Manço, Sezen Aksu, Cem Karaca, Yasemin Kumral, Asu Maralman, Füsun Önal, Ayten Alpman, Berkant, Neco, Emel Sayın, Erol Evgin, Cici Kızlar, İlhan İrem, Esmeray, Erol Büyükburç, Modern Folk Üçlüsü, Nil Burak, Neşe Karaböcek, Ajda Pekkan, Erkin Koray, Tanju Okan, Semiha Yankı ve niceleri, şarkıları ile 12 Kasım gecesi 21:30’da başlayacak olan bir partide çalacak ki ardından 80’lere, 90’lara doğru da yola çıkılacak. Etkinlik Taxim Live’de gerçekleşecek.

En Yeni Plaklar:


Bildiğiniz gibi son yıllarda bazı firmalar bazı çalışmaları plak olarak da sunarak müzik dinleyicilerine güzel bir sürpriz yaptı. Elbette eski tadı verir mi bilinmez ama durumdan memnun gibiler. Örneğin Avrupa Müzik Teoman’ın dört, Nazan Öncel’inde son albümünü bastı böyle. Pasaj Müzik Yalın’ı, Kalan Müzik Serdar Ateşeri’, Şevval Sam’ı, Bayar Müzik ise Müzeyyen Senar’ın ve Zeki Müren’in saklı kayıtlarını sundu. 30 - 40 TL arasında bir rakama satılmakta olan bu plaklardan bir tanesini hediye aldım ve çok mutlu oldum. Sanırım yukarıdaki albümlerden çok çok daha özelini, karesini iliştirdim :)

Haftanın Assolisti / Bu Hafta Gazinomuzda: Emel Sayın - Caddebostan Maksim


Bugünün Migros’u bir zamanların Maksim’i ki bu afiş yine ah ah dedirtti. Kadroya bakar mısınız? Emel Sayın assolist, kraliçe Sezen Aksu, bir dönemin jönlerinden Göksel Arsoy, unutulmayan ikili Zeki - Metin, türkülerin ustası Recep Kaymak, oryantallerin en büyüğü Nesrin Topkapı ve diğerleri. Nasıl kıvançla sunulmasın ki?

Haftanın Söyleşisi: Gökben



Sevgili Gökben geçtiğimiz aylarda sitemize konuk olmuştu ve kendisi ile Asya Gülgün Özkan keyifli bir söyleşi gerçekleştirmişti. Müziğe başladığı o ilk yılları Gökben bize nasıl anlatmıştı bir kere daha göz atalım mı?

- Kazandığınız bir ses yarışması ile hayatınız değişti ve ardından plak dünyasından sahnelere aranan bir isim oldunuz. Müzik aşkı hayatınızda nasıl başladı, nasıl bir dönüm noktası oldu bu yarışma ve o yıllar sizin için nasıl bir heyecandı?


- Müzik aşkı bende çocuk yaşlarda başladı. Daha 10 yaşındayken ütünün kordonunu mikrofon yapıp şarkı söylerdim. Şarkı yarışmasına 16 yaşımda katıldım ve yarışma esnasında Yurdaer Doğulu’nun dikkatini çektim ve müzik dünyasına girişim böyle oldu. Hep doğru zamanda doğru yerde oldum. Zamanın plak prodüktörü olan Ali Kocatepe ile mükemmel çalışmalarım oldu. Müziğin yeri benim için başkadır; ilk altın plağımı aldığım zaman ki heyecanımı unutamam mesela.

- Çok değerli şarkılara imza attınız ve gerek plaklarınızla gerek kasetlerinizle o dönem dediğiniz gibi birçok ödül de aldınız. ''Şiribim Şiribom''dan ''Randevu''ya, ''Aşk Dediğin Laftır''dan ''Aşk'a Çeyrek Var''a. Bu denli başarılı ve kalıcı olmanın özel bir formülü var mıydı? Bugün bile bu şarkıları büyük bir heyecanla dinliyoruz, size göre sebebi neydi; Daha mı öz yaşadık o yılları, daha mı sevdik?

- Aslında o yıllarda şöhret olmak daha zordu. Medya bu kadar gelişmiş değildi. Dediğim gibi doğru zamanda doğru yerdeydim. Ali Kocatepe’nin besteleri ve benim yorumum çok iyi uyum sağladı. Halk beni sevdi, teknik imkansızlıklara rağmen iyi işler çıkardık. O yıllar çok özel ve güzeldi.
- En son 1994 Yılında bir albüm yayınladınız ve o gün bugündür bir daha yeni bir şarkı dinlemedik sizden. bunun özel bir sebebi var mıydı? Duyduğumuza göre yakın bir zamanda sürpriz projeler varmış, biraz detayını öğrenmemiz mümkün müdür acaba?

- Evet, ‘’Aşka Çeyrek Var’’ isimli albümü yaptım en son. Metin Özülkü aranjörlüğünde ve besteleri ile. Beraber sabahlara kadar çalıştık günlerce. Çok güzel bir kaset oldu fakat gelin görün ki radyolar falan kapandı, zaten iki TV kanalı vardı ve benim şarkılarım güme, bu kadar emek de boşa gitti ve bu durum beni çok üzdü. Meslekten soğudum, haksızlıktı çünkü ve 10 sene Amerika’da yaşadım, dinlendim. Bu arada İngilizcemi ilerlettim. Sonra döndüm, halkın sevgisi beni tekrar müziğe dönmemi sağladı beraberinde.

Haftanın Şarkısı - Videosu: Gökben - Aşk Dediğin Laftır (1974)


aşk dediğin laftır derler
sakın kanma onlara
yanlız sevilmekle kalma
bir de sevmeyi ara

çok çabuk geçer bu günler
çevren boşalır sonra
aşk dediğin laftır diyen
güler karşında

güzelliğin gençliğin henüz bitmeden
etrafını saranların hepsi gitmeden
sevmeyi öğrenirsen ne mutlu sana
haydi ne duruyorsun koşsana aşka

8 Kasım 2010 Pazartesi

Pazartesi Sendromu


Haftanın kim ne derse desin albümü Müslüm Gürses’ten geliyor. Sevelim ya da sevmeyelim bir ekol artık Müslüm Baba. Dünden bugüne kendini bu denli alıp da başka bir yerlere getiren, başkalaşan, başkalaştıkta coşan, dağılan, dağıtan başka bir isim var mı? ‘’Paramparça’’, ‘’Sensiz Olmaz’’, vb. gibi sürprizleri yeni albümünde yine devam ediyor ki seçilen şarkılar yine vay be dedirtiyor. Vay diyoruz çünkü ilk anda bu şarkıları söyleyebileceğine inanamıyoruz, vay diyoruz söylüyor ve farkını ortaya gösteriyor. Bunu arada sırada Kibariye’de yaptı, yapıyor mesela. Velhasıl ‘’Yalan Dünya’’ isimli albümünde ‘’Sessiz Gemi’’yi yorumlamış Gürses açılışında hemen. Hümeyra’nın unutulmayan şarkısını albümde Şebnem Ferah’ın ‘’Sigara’’sı, Ajda Pekkan’ın ‘’Flu Gibi’’si, ‘’Mucize’’si, Selda Bağcan’ın ‘’Yalan Dünya’’sı ki albümde bir ‘’Yalan Dünya’’ isimli şarkı daha var, dünya bu kadar yalan mı ya :), Sezen Aksu’nun ‘’Belalım’’ı izlemiş. Bayağı geniş katılımlı, zengin repertuarlı, kaliteli müzisyenli bir proje; sanırım çok konuşacağız üzerinde.


Türkiye’yi 1992 yılında Eurovision Şarkı Yarışması’nda ‘’Yaz Bitti’’ bir duygusallıkla başarılı temsil etmesine rağmen o dönemlerin klasik sonuçlarından biri ile ayrılan Aylin Vatankoş bu sürecin hemen sonrasında bir de albüm yapmıştı. ‘’Çözemedim’’ isimli bu albümünde TSM şarkılar söylemişti Vatankoş. Bir süre kendisinden aslında haber alınamadı değil o müzik yolculuğuna hep devam etti. Vokaller yaptı, çeşitli albümlerde yorumcu olarak bulundu. Yıllar geçti ve aradan kaybolan ve sonra ortaya çıkan herkes gibi yaptı ve ‘’Yeniden’’ adını verdi çalışmasına. Yine TSM şarkıları söyledi ama bu kez biraz farklı, şarkılar altyapı olarak biraz daha batı. Yani yakalanan sentez aslında ne çok farklı ne çok sıradan. ‘’Seni Ben Ellerin Olsun Diye mi Sevdim’’, ‘’Söyleyemem Derdimi’’, ‘’Erkilet Güzeli’’, ‘’Rüya Gibi Uçan Yıllar’’ gibi klasikleri bininci defa dinlemenin yanında yeni şarkılar ile de buluşacağınız albüm Türküola Müzik etiketli.


Haftanın Arabeski: Kamuran Akkor

Arabesk karın doyurmaya devam ediyor ve bir bir eski defterler yeniden aralanıyor. Elenor Müzik Akkor’un bu albümü için şöyle bir tanıtım geçmiş: Arabesk Müzik tartışmasına da bizzat siz son vereceksiniz ve ‘’Arabesk’e Devam’’ diyeceksiniz :) Hadi ya diyelim ki demedik :) Bir de tanıtımlarını dinlerken ‘’Benim İçin Üzülme’’ şarkısında bir şey dikkatimi çekti. Şarkının sözlerindeki ‘’Bundan sonra adını kırk yılda bir anarım’’ kısmı ‘’On yılda bir anarım’’ şeklinde yorumlanmış. Kamuran Akkor’umuz diğer birçok arabeskçiden daha insaflıymış valla :)

Mircan’ın yıllardır yaptığı albümler belki bu kadar konuşulmadı ama en son Altın Portakal Film Festivali sonrası bazı tatsız durumlar yaşandı ki; ‘’Kar Beyaz’’ isimli film en iyi film müziği ödülü aldı ama daha sonra bir başka müzisyen olan Uğur Işık ortaya bazı iddialar attı. İlgilenenler araştırmasını yapabilir. Her iki müzisyenin de çok değerli isimler olduğunu biliyorum ve kim haklı kim değil gibi bir tartışmaya asla girmiyorum ama Mircan’ın son albümünü olan ‘’Elixir’’in yine çok ciddi yine çok özel albümlerden biri olduğuna inanıyorum ki albümün müzisyen kadrosunda çello’da yine Uğur Işık ismine rastlıyorum. Beraberinde Göksel Baktagir’den Cenk Erdoğan’a, Baki Kemancı’dan Roger Mills’e çok değerli enstrüman sanatçılarının katılımı ile alternatif müzik tutkunlarına çok iyi gelecek diye düşünüyorum. Türk müziğinden flamenkoya, halk müziğinden caza farklı soluklanmalar.

Dikkatimizi çekebileceğini düşündüğüm birkaç albüm daha görüyorum aslında. Henüz dinlememiş olsam da aklımızın bir köşesine yazalım diyorum. Mesela Aynur Haşhaş’ın son albümü ‘’Sevdakar - Elveda Meyhaneci’’. Çoğunluğu anonim ve sevilen türkülerden oluşan ve canlı kaydedilen bir albüm. Tamer Temel Quartet’in ‘’Barcelona’’ isimli çalışması ise caz sevenleri mutlu edecek gibi. Birçok hayranı olan ve yeni albümleri heyecanla beklenen Baba Zula’nın yeni albümleri ‘’Gecekondu’’da geçen hafta yayınlanan çalışmalar içerisinde. Serra Yılmaz’dan Cem Yıldız’a birbirinden sürpriz sanatçılar albümün konuğu olmuş ayrıca. Ada Müzik etiketi ile raflarda yerini alan bir diğer albüm de İmran Salkan’a ait. Arnavut asıllı sanatçı bugüne kadar (ben de izlemiştim sahnede kendisini, müthiş bir enerjisi var) birçok konser vermiş ve en sonunda Makedonyalı müzisyen arkadaşları ile ‘’Balkan Şarkıları’’ isimli bu çalışmasını hazırlamış. Benzeri çizgide birkaç albüm daha gözüme çarpıyor ki çok güzel hareketler bunlar, lütfen araya birileri girmesin, devam böyle :)

Haftanın Karahan’ı: Grup Karahan

Bir ara Karahan diye biri albüm yapmıştı acaba ona ne oldu :) Bir de gruba denk geldim sayfaları şöyle bir gezerken ki Grup Karahan’ın çizgisi fantezi müzik kategorisinde yer alıyor. Tanıtım şarkılarını dinlerken çizginin bana çok yakın durmadığını görsem de yolları açık olsun tabi.

Haftanın Kadri Karahan’ı: Ben :)

Sevgili şair ve yazar dostumuz Yelda Karataş her hafta Perşembe günleri şiir geceleri hazırlayıp sunuyor. Mekan Beyoğlu Nar-ı Mekan; gün 11 Kasım Perşembe ve saat 21:30. Gitarda Akın Vardar’ın bağlamada Ulaş Kurtuluş Ünlü’nün eşlik edeceği gecenin konuk şairi olarak sizlere en yeni şiirlerimi okuyacağım, sürpriz düetler olacak, şiirin ve müziğin renginde bir gece paylaşacağız birlikte. Bekliyorum :)


Müziğin Sustuğu Yerden Alternatifler:

Geçen hafta sitemizi yayına açtığımız için sendrom olarak burada bulunamadık. Bu esnada hayatıma ‘’24’’ü katmış bulunuyorum nihayet. Aslında çok sezonlu dizilere başlamaya korkuyorum ama bunun keyifli bir tadı da var; eğer diziyi sevebiliyorsan elinde seni hazır bir yığın bölüm bekliyor. ‘’24’’ bu anlamda almış başını gitmiş maşallah. 24 senaryosu - kurgusu ile gerçekten ayrı bir yerde. 24 saat içinde yaşanan ve her bir bölümü o bir saat içinde geçen, 24 bölümden oluşan bir senaryoya sahip. Sürekli bir koşturmaca hakim, tam benlik; oyuncularını ve akışını sevdim. Her gün bir bölümü izlemeyi hedeflesem de aksamalar oldu ve olacak da ama dizi bir kış boyu beni mutlu edecek gibi.

Yine güzel filmler yakalamışım ve izlemekten keyif almışım bu süre içinde. Örneğin aldığım tavsiyeler içindeydi ‘’Prince Of Persia The Sands of Time - Pers Prensi Zamanın Kumları’’ ki tahmin edeceğiniz gibi içinde Jake Gyllenhaal’ın olduğu tüm filmleri izleme sürecindeydim, bir tanesi daha eksildi. Dastan’ın hayatı daha küçük yaşlarda değişiyor ve Pers kralı tarafından evlatlık ediniliyor. Derken süreç hızla ilerliyor ve kendisine iki kardeş daha eşlik ediyor. Velhasıl yolu bir gün tüm krallık ile ayrı düşüyor çünkü babasını öldürmekle suçlanıyor. Bu esnada kendisine eşlik eden bir de prenses var ki bir süre yıldızları barışmıyor ama her ikisinin de bildiği bir sır var ve kötü güçlü insanların eline geçmemesi için bir mücadelenin içinde oluyorlar. Kadro olarak da güçlü bir film, Gyllenhaal’a Gemma Artenton (En son ‘’Clash of the Titans - Titanların Savaşı’’nda izlemiştim), usta oyuncu Ben Kingsley, Alfred Molina, Richard Coyle (ki ‘’Coupling’’in Jeff’i, kimdi bu dedim film boyunca iyi mi :)). Kesinlikle izlenmeli.

Belki geç kaldım ama netice de bu filmleri bir gün bir yerde mutlaka izleyecektim. Örneğin ‘’Monster’s Ball - Kesişen Yollar’’. Halle Berry’li, Billy Bob Thorntorn’lu, Heath Ladger’li filmi şu cümle çok güzel özetliyor: Onları trajedi biraraya getirdi, sevgi birbirlerine bağladı’’. Üç nesildir gardiyanlık yapan ve idam mahkumlarının infazında efsaneleşmiş bir aile, 11 yıldır ölümü bekleyen bir suçlu, karısı ve oğlu. Her şey bu çerçevede geçerken filmin dramatik yanları kadar da erotik sahneleri konuşulmayı hak ediyor. Sonuna kadar iyi kötü izleyebilmeyi hak eden film tam da orada biraz hayal kırıklığına uğratabiliyor açıkçası. Birçok dalda Oscar’a aday olan film Berry’e en iyi kadın oyuncu ödülünü kazandırmıştı. 2000 yılı yapımı ‘’The Perfect Storm - Kusursuz Fırtına’’ içinde aynı şeyleri söyleyebilirim. Kadro yine başarılı isimlerle dolu. Başta George Clooney, Mark Wahlberg, William Fichtner ile gayet kusursuz görünen filmi de nicedir seyretmeyi diliyordum, yüzebildim nihayet sularında. 6 kişilik bir ekip biraz daha fazla kılıçbalığı yakalamak uğruna daha önce çok az kişinin cesaret edebileceği bir yere üstelik verilen kötü hava mesajlarını dinlemeden yol almaları üzerine kurulu. Elbette hepsinin bir ailesi ve bu fırtınadan sağ salim kurtulabilmeleri için özel sebepleri var. Peki başarabilecekler mi? Filme tek eleştirim biraz uzun olmasıydı ve bir de çok fazla dalga geçilmiş gibi bir havası mı vardı ne bizimle :)

‘’Fracture - Cinayet Gecesi’’ tekrar izlediğim bir filmdi. 2007 yapımı film Anthony Hopkins’i bir kere daha zirveye çıkartmıştı kesinlikle. Ryan Gosling’de ayrıca çok başarılıydı. Eşini aldatan bir kadın ve onu soğuk kanlılıkla vuran bir adam. Olay yerine gelen ve sevgilisinin öldüğünü öğrenen bir polis, yeni kariyerine başlamasına bir adım kala son davasını üstlenen bir avukat. Ortada bir cinayet var ama çözülmesi biraz zaman alacak gibi, kurgu - senaryo vay dedirtiyor, ikinci kere değil onuncu kere izlememi hak ediyor. Sevgili Muhammed’in blog sayfasında yer alan bir yazıda aklıma düşen ve ikinci kere seyretmeme sebep olan bir diğer film ise ‘’Love Wrecked - Aşk Adası’’. Yaz boyunca Hawaii’de bir tatil köyünde çalışmak üzere gelen Jenny orada çok sevdiği bir yıldız olan Jason ile karşılaşıyor. Jenny’nin rakibi Alexis ile Jason’u elde etmeye çabası filmi seyirlik bir komediye dönüştürüyor. Jonathan Bennett’a dikkat Alp Kırşan’ın Hollywood versiyonu resmen :) Belki klasik bir gençlik filmi ama durumum şudur ki ben gençlik filmlerini çok nadir seviyorum :)

Günlük güneşlik bir hafta dilerim.

7 Kasım 2010 Pazar

Pazar'lık - Bella Ciao



Ve bu Pazar günü keyfimiz bir şarkının farklı ülkelerin farklı sesleri ile buluşmasına tanıklık edecek. İtalyan folk ezgisi olan ‘’Bella Ciao’’ yıllar önce ülkede işçilerin bir feryatı olarak yükselmiş ki ikinci dünya savaşında sözleri Mussolini’ye ve faşizme karşı çıkanlar için haykırılmış.

Bir halk türküsünün o günden bugüne, o sesten bu sese yolculuğu elbette bu kadar ile sınırlı değil ama sizler için en özellerini, en farklı olanlarını seçtim ve güzel bir gün diledim. Güneşiniz hep doğsun, çiçeğiniz hep açsın.

Arja Saijonmaa - Bella Ciao
Chumbawamba - Bella Ciao
Dog Faced Hermans - Bella Ciao
Francesco De Gregori - Bella Ciao
Goran Bregovic & Modena City Ramblers - Bella Ciao
Grup Yorum - Çav Bella
Heiter Bis Wolkig - Bella Ciao
Italia - Bella Ciao
Manu Chao - Bella Ciao
Partigiani - O Bella Ciao
Yves Montand - Bella Ciao
Zebda - Bella Ciao

3 Kasım 2010 Çarşamba

Pikap

Plaket:

‘’Plaket’’ her hafta dünyaca ün kazanmış ve ülkemizde ayrı bir iz bırakmış starları kısaca da olsa anmaya devam ediyor. Adamo, Patricia Carli derken …

Marc Aryan

Fransa doğumlu Belçikalı yazmaya başladığı şarkılardan bir sonuç alamayınca kendi plak şirketini kurmaya karar vermişti. 1963 yılında kurduğu grup Belçika’da büyük bir beğeni kazanınca artık onu kimse tutamayacaktı. Yayınladığı plakları vereceği konserler izleyecekti ki bu duraklardan biri de Türkiye olacaktı. Ülkemizde Fecri Ebcioğlu’nun yazdığı sözlerle bir de Türkçe albüm yayınlayan sanatçı başta sempatik hareketleri ile herkesin de ilgi odağı olacaktı. 2008 yılında bu şarkılar diğerleri ile birlikte ‘’Marc Aryan İstanbul’da’’ isimli bir albümde toplandı ve muhteşem bir toplama olarak arşivlerimizde yerini aldı. Aryan 1985 yılında hayatını kaybederken geriye ondan 200’e yakın şarkı kalacaktı sevenlerine.


İlk 45’lik Son Albüm: Yeliz (Bahar ile geldi o, nice bahar dinlemek adına)

1974 - Sen Olsan Yeter / Hoşgeldin Bahar / Diskotür Plak

2010 - Allah Kalbine Göre Versin / EMI


1950 doğumlu İbo 2003 yılında vefat ettikten sonra sessiz sedasız gömüldü. Evet sessiz sedasız çünkü İbo böyle vasiyet etmişti ve on yıllık hastalığı boyunca hatırlarını bile sormayan çocuklarını dahi istememişti son yolculuğuna. Norveç'te pedagoji eğitimi aldıktan sonra katıldığı bir yarışma sonucu birinci gelerek 14 yıl boyunca Norveç TV ortkestrasında solistlik yaptı. ‘’Benim Balonlarım Vardı’’ isimli şarkı ile ülkemizde de ünlenen İbrahim Sesigüzel bir dönem Ajda Pekkan’ın vokalistliğini yaptı ve çeşitli yıllarda üç kere Eurovision Türkiye finallerine katıldı. Sanatçı ayrıca Hülya Koçyiğit ile Kadir İnanır’ın başrollerini paylaştığı ‘’Evlidir Ne Yapsa Yeridir’’ isimli filmde de rol almıştır.

Haftanın Plak Kapakları: Dünden bugüne nice kapak gördük ama o yıllarda yayınlanan kapaklar gibisini asla görmedik. Bugün düşünsenize böyle bir kapak ile bir albüm çıkartmaya kaç kişi cesaret edebilir?


Portre: Esmeray

- 1949 yılında İstanbul’da doğdu.
- 1960 yılında Emirgan Ortaokulu'nun son sınıfındayken İstanbul Şehir Tiyatrosu'na eğitimini yarıda bırakarak girdi ve Çocuk Bölümü'nde ilk kez sahneye çıktı. Beş yıl kadar Şehir Tiyatroları'nda çalıştıktan sonra özel tiyatrolar ile de çalışmaya başladı. ‘’Sev Kardeşim’’, ‘’Zilli Zarife’’ gibi filmlerde oynadı.
- 1974'te Kim Bunlar? topluluğunun solistliğini yaparken, toplulukla birlikte çıkardıkları Kim Bunlar? adlı plağın A yüzünde seslendirdiği 100 Kerre 1000 Kerre adlı şarkıyla müzik dünyasına adım atmış olmasına rağmen plağın üstünde adı bile yazmamıştı.
- TRT'nin düzenlediği ve bir daha da tekrarı olmayan 1. Toplu İğne Beste Yarışması'nda eşi Şemi Diriker'in bestesi olan Unutama Beni ile birincilikte adını duyurdu ama uzun bir zaman ‘’Unutama Beni'’yi ekranda seslendiremedi ve bu plaktan sonra yaptığı 45'likler TRT denetimine takılmıştı çünkü. 1975 yılında ilk longplay çalışması Yayınlanamaz’’da TRT'yi halka şikayet etmekten çekinmedi.
- 1977'de yayınladığı ‘’Gel Tezkere’’ plağıyla ikinci büyük çıkışını yaptı ve sonraki yıllardaysa asker şarkıları söylemeye devam edip halkın büyük beğenisini kazandı.
- Bugüne kadar 9 adet 45’lik, 4 adet LP ve 1 adet kaset (Kağıt Mendil) çalışması yapan Esmeray, 1981 yılında yapmış olduğu "Sürpriz 81" albümünde Türk Sanat Müziği eserleri de seslendirmişti. 1986'da profesyonel sahne çalışmalarına son verdikten sonra "Alıştık Artık" adlı TV programında uzun süre Ayşegül-Ali Atik ile birlikte rol aldı. Bu programdan sonra birkaç dizide daha oynadı ve 1995 yılında tiyatrolara yeniden dönüş yaptı.
- 2000 yılında yayınlanan "Eski Dostlar" albümünde de yer alarak tekrar müzik çalışmalarına hız veren Esmeray 25 Mart 2002 tarihinde aramızdan ayrıldı.

Kardeş Kardeş:

Onlar bir hayatı birlikte paylaştılar, paylaşmaya devam ediyorlar. Aklınıza müzik dünyasının kardeş sanatçıları kimler dersek bir çırpıda onların isimlerini söyleyebileceğinizi biliyorum. Bakalım hangisi daha önce davranmış ve ilk plağı kim yayınlamış.

Ajda Pekkan: 1964 - Abidik Gubidik Twist & Göz Göz Değdi Bana (Öztürk Serengil ile birlikte)
Semiramis Pekkan: 1968 - Bu Ne biçim Hayat & İçelim Kendimizden Geçelim

Neşe Karaböcek: 1960 - Allome & Tin Tin Tini Mini Hanım
Gülden Karaböcek: 1968 - Yazılanlar Gelir Başa & Garip Kaldım (Gülden Göktürk adı ile)

Gönül Yazar: 1962 - Bak Bir Varmış & Takamadım Başıma Yıldızlardan Tacımı
Belkıs Özener: 2006 - Sahibinin Sesinden (Filmlere kattığı nice şarkı ile ancak yıllar sonra buluştuk)

Gönül Akkor: 1964 - Kalbimin Sahibi Sensin & Biliyorum Bu Aşkın Sonunu
Kamuran Akkor: 1966 - Sana Gelen Yollar & Ayrılık

Rana Alagöz: 1965 - Romen Kızı & Köyümüz
Selçuk Alagöz: 1965 - Kemenin Naftaları & Kaleden İndir Beni

Tülay Özer: 1974 - Niye Çattın Kaşlarını & Gel Artık
Zerrin Özer: 1976 - Bizler ve Sizler & Yalvarırım


Haftanın Assolisti / Bu Hafta Gazinomuzda: Gönül Yazar - Fuar Turistik Göl Gazinosu

Fiks menü 1500 TL. Valla o dönem itibari ile uygun mu değil mi bilmiyorum açıkçası ama kadro gerçekten merak uyandırıyor ve gidenleri şanslı kılıyor gibi. Assolist Gönül Yazar bir kere daha ne olsun. Sonra sinemanın kralı olarak Cüneyt Arkın kadroda, kaçar mı :) Uğur Böcekleri parodilerini HaydarPaşa’nın gelini Kristin Haydar, Hal Hal Nazan Şoray, türkülerin popüler ismi Hülya Süer izliyorken üstelik. Ve kadroda ayrıca Azra Balkan ve Semra Türel’de mini mini bir yerde de Canan ve Dilek kimdir ve nerelerde :)


Haftanın Şarkısı - Videosu: Yeşim - Olmaz Böyle Şey (1974)


o tepenin yamacında
o deniz kenarında
o ağacın altında
o korunun yollarında
dolaşıyorsun sen şimdi yine
beraber gezdiğimiz aynı yerlerde
gözyaşı dökmek artık neye yarar
şimdi benim yerimde bir başkası var

olmaz böyle şey
yoksa rüya mı
tam mutlu oldum derken
yıktın bütün dünyamı
ben bu dertten ölürsem
söyle küçük bey
hiç mi kalbin sızlamaz
olmaz böyle şey

kendi derdim yeterken
bir de sen dert oldun başıma
bu aşk artık en son derken
nerden çıktın karşıma
aşkın adını anmayacaktım
söz vermiştim
bir daha kanmayacaktım
ne sözler kaldı ne de yeminler
gönül bir kez sevince ferman mı dinler

olmaz böyle şey
yoksa rüya mı
tam mutlu oldum derken
yıktın bütün dünyamı
ben bu dertten ölürsem
söyle küçük bey
hiç mi kalbin sızlamaz
olmaz böyle şey

dilerim ki en sonunda
sen de pişman olursun
ettiğin bunca ezayı
başkasında bulursun
az mı çektirdin yıllarca bana
bir gün gelir başkası çektirir sana
sen de ağlarsın
sen de inlersin
sen de aynı şarkıyı ona söylersin

olmaz böyle şey
yoksa rüya mı
tam mutlu oldum derken
yıktın bütün dünyamı
ben bu dertten ölürsem
söyle küçük bey
hiç mi kalbin sızlamaz
olmaz böyle şey

1 Kasım 2010 Pazartesi

KASIM 2010


Jehan Barbur
Kadir Aydemir
Hande Dönmez
Gülbahar Kültür
Volkan Sönmez
Şehnaz
Naim Dilmener
F.Gül Yanık
Kadri Karahan
Asya Gülgün Özkan
Muhammed Tiryaki
Zeki Çelik

31 Ekim 2010 Pazar

Pazar'lık - Dizi Müzikleri


Üç köşe yetmedi karelere bölüyorum blog sayfamı. Ve artık her Pazar günü ‘’Pazar’lık’’ isimli bir köşemiz olacak. Söz vermemekle birlikte yetiştiğim ölçüde bu köşede sizlere konsept dahilinde seçtiğim şarkılarla güzel bir Pazar günü yaşatacağım, yani bu şarkıları dinlememişseniz gününüz güzel olmayacak :) Şaka bir yana bu haftanın seçkisine gelince …

Cnbc-e Dergisi Kasım sayısında okurlarına içinde Dexter, Mad Men, Chuck, Gossip Girl, One Tree Hill, Ghost Whisperer, The Big Bang Theory gibi yer verdiği dizilerin müziklerinden oluşan nefis bir CD hediye etmiş okurlarına. Hiç eksik kalır mıyım, ben de ediyorum :)

Keyifle izlediğim diziler içinden bir seçki yaptım. Kiminin açılış kiminin kapanış kiminin de önemli fon müziklerinden seçtim.


Band Of Brothers - Main Theme
Desperate Housewives - Opening Theme
Dexter - Main Title
Heroes - Natural Selection
İnto The West - İnto The West
Persons Unknown - Main Title
Prison Break - Main Title
Rome - Rome Main Title Theme
Spartacus Blood And Sand - End Titles
The Mentalist - Scene Of The Crime
The Prisoner - Titles
The Tudors - Main Title Theme


30 Ekim 2010 Cumartesi

Cumartesi Şarkısı Ateşi - Ankaralı Işıl

Ankaralı Işıl - MSN


Beni görmek istersen kendine bir web cam al

27 Ekim 2010 Çarşamba

Pikap


Haftanın Temennisi: Ersan Erdura’dan geliyor :)


Haftanın Albüm Kapakları: Ümit Besen (Sahiden de çok yaşasın :))



İlk 45’lik / Son CD: Nükhet Duru (Yaşlandıkça gençliğe yaslanmak, dupduru)



1974 - Aklımda Sen Fikrimde Sen / Karadır Kaşların


2010 - İlk İki - Avrupa Müzik


Haftanın Kahramanı: Bilgen Bengü


Sitemiz için konuğumla bir söyleşi yapmak üzereydim ki telefonum çaldı ve gelen telefon Kanal A’dandı ve ertesi günü için sabah programlarından olan ‘’Esra Harmanda ile Üsküdar’da Sabah’’ programı için konuk olup olamayacağımı sormaktaydı. Esra ile internet üzerinden tanışmıştık, birçok arkadaşım da programına konuk olduğu için izleme şansını bulmuştum. Peki dedim acaba diğer konuk kim olacak, Bilgen Bengü dedikleri zaman asıl nasıl rahatladığımı anlatamam. Netice de ilk TV programım ve ötesi canlı yayın olacaktı. Söyleşimi yapıp evime döndüm ve uzun bir gece oldu adıma. Sabah kanala vardığımda çok güzel karşılandım ve bir odaya alındım, derken Bilgen Bengü içeri girdi ve tanıştık. Esra’nın da yanımıza gelmesi ile sohbet başlamıştı bile ötesinde yayına hazırdık ve stüdyo’ya alındık. Derken çekim başladı, iki şiir okuduğum programda adıma her şey o kadar rahattı ki nasıl olabilirdi. Elbette Esra’nın ve programının, ekibinin içtenliği bir yana yanımda bir Bilgen Bengü vardı haliyle konuşacak çok şey de, zaman su gibi aktı, şarkılar da. Yıllarca ekranlarda izlediğim, plaklarda - kasetlerde dinlediğim ve hatta filmlerde bile izlediğim Bilgen Bengü ile konuk olmak benim için ayrı saklanacaktı. O gün Üsküdar’da Sabah bir başka oldu gerçekten de.

MP3/45: Zaliha - Beklenmeyen Misafir

Söz ve müziği Mustafa Alpagut’a ait olan 1977 yılına ait olan bu çalışma sizi alıp bambaşka bir yerlere götürecek. Yorumcusu Zaliha kimdir ya da bugün ne yapmaktadır kısmını çok merak ettim ve internette araştırırken kendisine ait bir blog sitesi buldum, orada da bir söyleşisini okudum. Asıl adı Saliha olan Zaliha kendisi ile gerçekleştirilen söyleşide müzik yolculuğunu detayları ile anlatmış. 1982 yılında müziği bırakma kararı alan sanatçının ‘’Murat’’ marka otomobillerin isim annesiymiş mesela ve yine bir başka dikkatimi çeken başlık da şu: ‘’Reyhan’’ı, ‘’Çökertme’’yi ilk söyleyen benim. O zamanlar Çökertme zeybeğini benim söylediğim yerde kimse söyleyemezdi. Şarkısını dinleyin ve diğer detayları ile şu adresten bu keyifli söyleşiye bir göz atın derim. http://zalihasesinefsanesi.blogcu.com/3-5-oktavlik-ses-zaliha/4841954

45’link: Diskotek

‘’Diskotek, pek çok alanda olduğu gibi müzik özelinde de süregelmiş yazılı tarih geleneksizliğimizi baltalamak amacıyla atılmış bir adımdır. İçeriği diskografilerdir; ya da daha bir Türkçesi “külliyat”lar...’’ Bu şekilde tanımlanan site içinde gerçekten çok güzel bir çalışma yapıyor sevgili Ercan Demirel. Ben de birçok arkadaş gibi zaman zaman katılımlarda bulundum ve bundan ayrıca mutluluk duydum, duymaya da devam edeceğim. http://www.diskotek.arkaplan.com.tr/ adresinizi bilgisayarınızın ‘’Sık Kullananlar’’ hanesine mutlaka ekleyin ve bu güzel akışı takip edin.

Plaket:

‘’Plaket’’ her hafta dünyaca ün kazanmış ve ülkemizde ayrı bir iz bırakmış starları kısaca da olsa anmaya devam ediyor. Geçen hafta Adamo’yu anımsamıştık bu hafta da Patricia Carli ile yola devam edelim.

Patricia Carli


İtalyan doğumlu sanatçı Belçika’da yaşarken Fransız müzik çevrelerinin dikkatini çekti. 1963 yılında ilk plağını Fransa’da yayınladı. ‘’Les Mal-aimes’’ isimli şarkısı ile özellikle tanınmaya başlayan Carli’nin 1964 yılında yaptığı beste o sene İtalya adına birincilik kazandırdı. Carli’nin seslendirdiği bazı şarkılar ülkemizde de Türkçe sözlerle yorumlandı. Ajda Pekkan’ın ‘’İlkokulda Tanışmıştık’’ ve ‘’Üç Kalp’’, Lale Belkıs’ın ‘’Ben Senden Gencim’’, Rüçhan Çamay’ın ‘’Gölgen Yeter’’, ‘’İncinen Hatıralar’’ gibi şarkılar bunlar arasında ilk aklımıza gelenler. Carli kariyerinde Türkçe sözlü şarkılara da yer verdi ki ‘’Mektup’’, ‘’Anımsa’’, ‘’Bilmezdim Evvelce’’ ve ‘’Boğaziçi (Özlerim İstanbul’’u) bunların arasındadır. Birçok 45’lik yayınladıktan sonra bir süre şarkı sözü yazarak müzik hayatına devam eden sanatçı en son 1978 yılında bir çalışma içerisinde olmuştur.

Haftanın Assolisti / Bu Hafta Gazinomuzda: Zeki Müren - Lunapark Müzikholü


Ne mutlu ki o dönemin Zeki Müren kayıtları geçtiğimiz aylarda bir albüm olarak yayınlandı. Yeniden o yıllara ve bir başka gazinoya gidecek olursak mekanımız bu hafta Lunapark Müzikholü olsun mu? Üstelik kadroya bakar mısınız? Fatma Girik, Gökben, Nazan Şoray, Nurhan Damcıoğlu, Ateş Böcekleri ve bir sürpriz isim Harika Avcı.

Haftanın Albümü: Şöhretler Gazinosu - Odeon


Odeon Müzik ‘’Odeon Koleksiyonlar’’ adı altında arşivimiz için güzellikler sunmaya devam ediyor. Bugün yarın firma tarafından yayınlanacak olan bir albümün basına yansıyan bilgilerinden anladığımız kadarı ile konsepti bu kez sinema oyuncuları oluşturuyor. Dönemin kendilerine getirmiş oldukları popülerlik beyaz perdeden gazino sahnelerine kadar uzanan bu yolculukta kimler yok ki. Ayhan Işık, Sadri Alışık, Fikret Hakan, Neriman Köksal, Fikret Hakan, Tolga Aşkıner, Kerem Yılmazer, Nebahat Çehre, Lale Belkıs, Parla Şenol, Suzan Avcı, Sevda Ferdağ, Sezer Güvenirgil bu albümde yer alacak isimler arasında ki gel de heyecanlanma.

Haftanın Şarkısı - Videosu: Seyyal Taner - Kalbimi Affettim / 1976 Yavuz Plak

Kalbimi affettim
Onsuz yaşanmıyor
Başka çaresi yok
Aşktan kaçılmıyor
Yüz kere bin kere son versem işine
Ne yapsam çare yok
O benim peşimde

o oo o yok mu yine aldattı beni
o oo o yok mu yine aldattı beni

Uslan artık deli kalbim
Bir daha sevecek değilim
Senin belki de son şansın
Desem de inanma

Kalbimi affettim
Onsuz yaşanmıyor
Başka çaresi yok
Aşktan kaçılmıyor
Hep yalancı çıktım
Ben kendi kendime
Çare bulamadım kalbimin derdine

o oo o yok mu yine aldattı beni
o oo o yok mu yine aldattı beni

25 Ekim 2010 Pazartesi

Pazartesi Sendromu






Haftanın Albümü: Babylon Bar Vol.2

Geçtiğimiz Cuma günü yurt dışında satışı başlanan bir albüm ki teşekkür ederim kendilerine bana öncesinde ulaştırdılar. Serinin ilki ile geçtiğimiz yıl karşılaşmıştık ve gerçekten ortada çok başarılı bir yapım vardı ki ikincisi gecikmedi ve yine CLUBSTAR etiketi ile yine Gülbahar Kültür seçkisi ve miksleri ile dinleyicisi ile buluşması gerçekleşti. Türkiye’de önümüzdeki günlerde yayınlandığı zaman ayrıca albümün diğer detaylarını da sizlerle paylaşacağım ama bu albümde beni öncelikle heyecanlandıran Birsen Tezer’in yer alması oldu. ‘’Aşk Bu Değil’’ bu albüme gerçekten bir başka yakıştı ve albümün basın bülteninde kendisi için kadife sesli Türk divası tanımlaması yapıldı. Hayranı olduğum bir diğer özel ses Esra Dalfidan’da yine bu çalışmanın içinde ki ‘’Sana Bele Ne Oldu Yar’’ hep güzel okunmuştu sanki ama bu sefer gerçekten bir başkaydı. Beraberinde 2 CD 32 şarkıdan oluşan albümde Chris de Burgh, Elissa, Yasmin Levy, Eleni Vitali, Eleftheria Arvanitaki, Amir Baghiri, Gotan Project gibi dünyaca ünlü isimler de yer aldı ama inanın tanışacağınız çok yeni isim, grup ve buluşmalar var burada. Buyrun detaylar: http://www.musicline.de/de/product/Various/Babylon+Bar+Vol.2////4260036283280

Geçen haftaya sessiz sedasız ortaya çıkan ama bir ömre damgasını vurabilecek kadar güçlü albümler damgasını vurdu, şöyle ki; elbette hepsini dinleme şansını bulamadım ama şöyle bilgilerine bir göz attığımda ya da tanıtımlarına şöyle bir kulak verdiğimde özellikle alternatif müzik dinleyicilerine resmen bayram havası. Kalan Müzik üç yeni albüm yayınladı. Etnik müziğin ülkemizdeki başarılı isimlerinden biri olan Mikail Aslan’ın yeni albümünün adı ‘’Pelgüzar’’. Bir aşk destanından yola çıkılarak kurgulanan albüm doğal ortamda saz - söz eşliğinde icra edilmiş eski aşıklama usulünü anlatıyor ki buram buram doğu soluğu. Bir diğer albümün sahibi ise Ahibba. Grup Arapça rock yapıyor ki Türkiye’de bir ilk bu. “Sınırlarını güneşin çizdiği bir dünya özlemiyle söylenecek daha çok şarkı var” tanımlaması yapılmış bültenlerinde. 11 şarkı içinde başka tatlar ve yakalamakta fayda var. Firmanın son albümü ise İlyas Parlak imzalı. Albümün adı ‘’Manahos - Trabzon Türküleri’’. Bu kez de Karadeniz renkliliği, zenginliği. Kalan Müzik çok özel bir firmadır, hiçbir albümünü es geçmemek lazımdır.

+

İnan Ulaş Kıvanç’ın ‘’La Musique Sans Film (Filmsiz Müzikler)’’ albümünü merak ettim. Cem Adrian’ın da bir şarkıda konuk sanatçı olarak yer aldığı çalışmayı dinlemeyi bu haftaya sakladım.
Pek ilgimi çekmese de kuşkusuz özel dinleyicileri var. Klasik müziğin ülkemizdeki başarılı temsilcilerinden Gülsin Onay’ın ‘’Mozart Konçertoları’’ ve Burçin Büke’nin ‘’Chopin’’ albümleri yine geçen hafta yayınlandı.
Niran Ünsal’ın son albümüne sazı ve sesi ile eşlik eden Ali Osman Erbaşı’nın aynı firmadan bir de enstrümantal albümü yayınlandı ki adı ‘’Siyah Beyaz İstanbul’’. Ünsal ile olan düetlerinden ‘’Aziz Dostum’’ ayrıca bu albümde de yerini almış.

Haftanın Işıl Işıl’ı: Ankaralı Işıl

Albümün adı ‘’Evire Çevire Sev Beni’’ :) Süper değil mi al dinle beni diyor resmen. Sonra diğer şarkı adları tam bizim ‘’CŞA’’mız için açık davetiye ki ‘’Barlara Koçum Barlara’’, ‘’Rezil Oldum Aleme’’, ‘’İndire Gardi’’, ‘’Tık Dedi Kapı’’, ‘’Boyun Posun Devrilsin’’ sadece birkaçı. Araya ‘’Burçak Tarlası’’, ‘’Zühtü’’ falan da sıkıştırılmış ama geçin onları. Haftanın albüm kapağı da kendisine ait ayrıca ki haftanın şarkı sözü de. Haftamız ışıl ışıl olacak valla.

Haftanın Şarkı Sözü: Ankaralı Işık - MSN

Buluşmak yok kafede, diskoda pastanede, telefon çok pahalı, adresim mesenede :)

İmparator İbrahim Tatlıses geçtiğimiz hafta yeni albümü yayınladı. Yine çok satacak, yine çok konuşulacak orası kesin. ‘’Hani Gelecektin’’ ismini verdiği albümü elbette denk geldiğim yerlerde dinleme şansım olacak. Tatlıses kendi firmasından yayınladı bu albümü ama tek başına değil bir başka albüm daha yayınlandı ki bunu da hiç anlamam. Sırf o kişi o şarkılarda dans ediyor diye kapak olabilir mi bu elbette hayır; ne yapmıştır ya da bu şarkılarda nasıl emeği geçmiştir merak ederim ama Tatlıses’in TV programlarının vazgeçilmezi, dansın meleği denmiş kendisi için Didem’i de bu vesile ile albümlenenlerden. Albümde Yaşar Akpençe, Volkan Çanakkaleli başta çok değerli enstrüman sanatçılarının imzaları var. Bu albüm bence onların.

+

Jehan Barbur’un albümü de yalan oldu. Geçen hafta Pazartesi yayınlanacağı duyurulan çalışma Cuma’ya ertelendi. Şimdi de Salı günü görünüyor. ‘’Hayat’’ sorununa tez çare Ada Müzik.
‘’Avrupa Yakası’’nın Yaprak’ı Hane Caneroğlu uzun zamandır çeşitli mekanlarda sahne alıyordu. Caneroğlu ilk albümü ‘’İçimde Saklısın’’ı Seyhan Müzik etiketi ile bu hafta piyasaya sürüyor.

Ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı. Ülkemizin dört bir köşesinde coşku içinde kutlanacak bayram ve şöyle kesinleşen programlara baktığımızda İzmir Karşıyaka’da Zülfü Livaneli (28 Ekim) sahne alacak. Livaneli 29 Ekim gününde de Bursa’da (Nilüfer) olacak. Şişli Belediyesi’nin konuğu ise Serdar Ortaç (Cevahir AVM Önü). Kadiköy belediyesinin konser tercihi ise bu sene Gökhan Özen. Şişli’de ya da Bağdat Caddesi’nde kutlamalar bir başka keyif biliyorum ama yürüyüşe katıldıktan sonra evinize gitmek en iyisi hani boş verin konseri diye de yaklaşabiliriz olaya :) Ben bu sene İstanbul’u izlemek istiyorum o güzelim renkler içinde yine :)

+

Artık o da bizden biri. Yasmin Levy’i Türk dinleyicisi çok sevdi kaldı ki o da bizi. Yeniden Türkiye’ye gelecek olan sanatçı 30 Ekim’de TİM’de olacak. 03 Kasım’da İzmir, 04 Kasım’da da Adana’da olacak gelmişken, dinlemeyen kalmasın.

Müziğin Sustuğu Yerden Alternatifler:

Öncelikle şair Arif Damar hayatını kaybetti. Cenaze törenine katılarak kendisine olan son görevimizi yerine getirdik Cuma günü. Ayrıca Reyhan Karaca’nın kardeşi Fatih Karaca’da geçtiğimiz hafta aramızdan ayrıldı. Kendisi ile bir etkinlikte tanışmıştım ki çok çok üzüldüm. Hayat işte ölümün yaşı yok böyle, ölümün rengi aynı bir tek, ölümün acısı çok öyle. Kendilerine rahmet ve sevenlerine sabır dilerim.

Geçen hafta bazı dizi önerileri aldım ve değerlendimeye başladım. İçlerinden en yakını ‘’Hawaii Five-O’’ gibi geldi. 1968 - 1980 yılları arasında aynı adla yayınlanan dizinin yeni uyarlaması ki uzağa gidilmemiş aynı yönetmen çekmekte bu diziyi de. Babasının öldürülmesinin ardından ki genellikle bu tarz diziler hep birisinin öldürülmesi ile başlıyor biliyorsunuz Hawaii’ye dönen ve burada vali tarafından özel bir yetki verilen Steve kendisine yeni arkadaşlar bulur ve bir takım kurar. Artık amaçları suçluların peşinde tam yetki ile dolanmaktır. İlk iki bölümü çok heyecanlandırmasa da o eski hava solunuyor dizi de ve sempatik oyuncularla bu iş devam edecek gibi görünüyor. Daniel Dae Kim yani Lost’un Jin’i dizinin sürprizi.


‘’Murder By Numbers - Adım Adım Cinayet’’ haftanın ilk izlediğim filmiydi. Bir TV dizisinden farksız gibi görünen yapım Sandra Bullock faktörüne rağmen çok vasat. Dedektif Cassie’nin yıllar önce yaşamış olduğu bir olayın yeniden gün ışına çıkması ile birlikte kafası zaten biraz karışıktır. Üstüne bir de karşılaşacağı cinayet vakası eklenecektir. Her ikisini de çözmeye çalışırken adım adım sonuca ulaşılacaktır. Dediğim gibi beni pek sarmadı. Bu filmi ardından ‘’Cassandra's Dream - Cassandranın Rüyası’’ izledi ki Woody Allen’in senaryosu ve yönetmenliğini yaptığı filmin iki de çok güçlü oyuncusu var. Ewan McGregor ve Colin Farrell iki kardeşi oynuyor. İkisinin de farklı hayalleri var ki bunlardan biri zengin olmak istemeleri. Bu uğurda göze alacakları çok şey olacak ya da olamayacak velhasıl ara ara uzun diyaloglarla sizi kassa da yine de izlememek olmaz. Allen’in son dönem filmlerindeki sonları sevmiyorum ve burada da bununla karşılaşıyorum, bu noktada anlamadığım bir şeyler var.


Çocuklarını kaybettikten sonra bir orman kulübesine yerleşen çiftin hikayesi anlatılıyor ‘’Deccal - Antichrist’’ isimli filmde. 2009 yapımı film Cannes Film Festivali’nde gösterilmişti ilk kez ve oyuncusu Charlotte Gainsburg’a en iyi kadın oyuncu ödülünü kazandırmıştı. Psikolojik gerilim tarzında olan film özellikle Lars von Trier imzalı ki zaten çok tartışılan bir yönetmenliği var. Ya seviyorsunuz ya uzak durmayı tercih ediyorsunuz. Bu filmi adına ortalarda bir yerdeyim ben. Çok detaylı ve uzun uzun üzerinde tartışılacak kadar açık ve de saçık bir film bu ama izlemeden geçilecek bir film değil asla.

Güzel bir hafta olsun hepimize.

23 Ekim 2010 Cumartesi

Cumartesi Şarkısı Ateşi - Ahmet Eşkin

Ahmet Eşkin - Çal DJ
Çal DJ çal senden olsun, biraz dertli hüzünlü olsun
Bu gece şarkılar senden ikramlar da benden olsun

20 Ekim 2010 Çarşamba

Pikap

Plaket:

Biz onları çok sevdik, onlar da bizi çok sevdi. Sevmekten çok öteye de gittik ve onlara, şarkılarına Türkçe sözler yazmaya ya da onlar için şarkılara kadar da gittik sonra. İyi ki vardılar, iyi ki renk kattılar. Bu hafta en unutulmazlarından olan Adamo ile birlikte olalım haftaya da Patricia Carli ile yola devam edelim.

Adamo

1943 doğumlu Sicilya doğumlu olan Adamo albümleri dünya çağında yüz milyonu aşmış ve Avrupa’nın önemli sanatçıları arasında yer almış bugünlerde Belçika’da yaşayan ve bir dönem birçok önemli şarkıda imzası olan bir sanatçı olarak akıllarımızda kalmış. Fecri Ebcioğlu’nun yazdığı Türkçe sözleri ile ‘’Her Yerde Kar Var’’ başta olmak üzere ki bildiğiniz üzere Ajda Pekkan ve daha sonra Nilüfer yorumlamıştı yine bu şarkıyı ‘’Sen Sevme Beni’’, ‘’İsmini Haykıramıyorum’’ gibi şarkıları bugün hafızalarımızda özel olarak yer alır. Ayrıca sanatçının önemli bestelerinden biri olan ‘’Car Je Veux’ ülkemizde ‘’Karlar Düşer’’ adı ile Emel ve Akrep Nalan tarafından yorumlanmıştır. Adamo ile ilgili daha fazla bilgiye sanatçının web adresinden ulaşabilirsiniz. http://www.adamosalvatore.com/

MP3/45: Turgay Merih - Çalsam Bir Gün Kapını


İlk 45’liğini 1973 yılında yayınlayan Turgay Merih yine takibinde yayınladığı diğer çalışmaları ile o yılların sevilen erkek vokallerinden biri olmayı başarmıştı. Öyle ki aynı yıl Her dergisince yılın ümit veren erkek sanatçıları sıralamasında dördüncü sırada yer almıştı. 1977 yılında yayınladığı ‘’Çalsam Bir Gün Kapını’’ sanatçının naif yorumundan özellikle akıllarımızda kalmıştı. Zerrin Özer’den dinleyip sevdiğimiz ‘’Hekimden Sorma’’ isimli şarkının da ayrıca bestecisidir.

Cover:

Bir dönemin en popüler şarkıları yıllar sonra başka seslerde yeniden hayat buldu ya da bulmaya devam ediyor. Ayrıca sanatçıların bizzat kendileri de bazen bu şarkılarını yeni bir albüme taşıyor ve yeniden yorumluyor. İşte eskileri kadar lezzetli, bir o kadar da yeniden, o günün müzikal altyapıları içinde bağrımıza bastığımız son yılların en saklanacak bazı albümleri. Karşılaştığımız yerde yeniden dinlemeli.

Ajda Pekkan
1998 - Best Of Ajda
2000 - Diva
.
Nükhet Duru
1998 – Bir Nefes Gibi’ler

Zerrin Özer
2000 - Bir Zerrin Özer Arşivi

Edip Akbayram
1998 - Dün ve Bugün

Erol Evgin
1991 - Erol Evgin ile Yeniden

Haftanın Kahramanı: Nur Yoldaş

Askerliğimin ağır ve Ağrı’lı günlerinden biriydi ve dediler ki askeriyenin içinde bir konser olacak sen de gel. Dedim ki dünya kadar işlerim var yine kim bilir ve nereden kimler gelmiştir hiç çekemem. Sonra merak ettim ve bir baktım. Beş - altı isimli kadronun başında Nur Yoldaş’ın ismi vardı. Bu dedim olamaz, bir isim benzerliğidir ya da öyle bir şeydir yine de bu ihtimali göz ardı edemedim ve belirlenen saatte oraya gittim. Bugün hayatımın izlediğim en enteresan konseridir o mesela. Herkes çıktıktan sonra karşılaştım onunla ve inanamadım. Evet elbette orada söyleyeceği şarkılar herkesin bileceği, eşlik edeceği şarkılardandı ki bir kağıt aldım elime ve aynen yazdım oraya: Sultan-ı Yegah. Hangi şarkıyı istedin dedi komutanlarımdan biri ve kağıtı gösterdim. Vay dedi bu şarkıyı nereden biliyorsun sen, doğru nereden bilebilirdim ki işte huyum kurusun :) Velhasıl eline kağıtı alan Yoldaş’ın o anda yüzündeki gülümsemesini ve orada sadece benim için o şarkıyı söylemesini asla unutamam.

İlk 45’lik - Son CD: Gönül Yazar (Bir taşbebek olamaz herkes :))

1962 - Bak Bir Varmış - Takamadım Başıma Yıldızlardan Tacımı / Şençalar (78’lik)

2008 - Forever / OSSİ Müzik

Haftanın Kitabı: Naim Dilmener - Hafif Türk Pop Tarihi - Bak Bir Varmış Bir Yokmuş

Başucu kitaplarımdan biri olan Naim Dilmener’in bu kitabı ilk iki baskısını 2003 yılında yapmıştı. İletişim Yayınları 2006 yılında bu kitabı tekrar bastı ki bu baskısına şu anda internet satış sitelerinden ya da kitapçılardan ulaşmanız mümkün. 400 sayfalık bu kitapta 60’lı yıllardan 2000’li yılların o ilk sürecine kadar müzik adına çok şey öğreniyoruz. 60’lı ve 70’li yılların 45’likleri, 80’li yılların LP’leri ve kasetleri, 90’lı ve 2000’li yılların kasetleri ve CD’leri ki içinde nice şarkısı, nice aranjesi, nice fotoğrafı, nice bilgisi, nice detayı. Eğer ki bugüne kadar okumamış iseniz gerçekten çok şey kaçırmışsınızdır, okumuş iseniz bile bir kere ile asla yetinmeyeceksiniz. Kendisinin yazılarında yaptığı gibi yapacağım ve bu başlığı da bu şekilde tamamlayacağım :)

Bulursanız kaçırmayın:

Naim Dilmener - Sabrina - The Remixes / Çalıntı Yayınları
Naim Dilmener - İmkansız Aşk Hikayeleri / Çalıntı Yayınları
Naim Dilmener - Eleştirmenin Günlüğü / Everest
Naim Dilmener - Hür Doğdum Hür Yaşarım - Ajda Pekkan Kitabı / Everest
Başta Gazete Pazar olmak üzere Radikal, Milliyet Sanat, Hayvan dergisi yazıları
Ve adının içinde yer aldığı her albüm elbette ...

Poster:

Ayla Dikmen

Haftanın Solisti / Bu Hafta Gazinomuzda: Fatma Girik - İstanbul Gazinosu & Tepebaşı Cumhuriyet Gazinosu


Bu hafta iki gazinodayız ve yıl 1969. İlanlarda en çok dikkat çeken isim kuşkusuz Fatma Girik. Aynı yıl ilk kez Maksim’de sahneye çıkan oyuncu daha sonra bu iki mekanda programlarına devam ediyor. Nesrin Sipahi, Nuri Sesigüzel, Kamuran Akkor gibi isimler her iki ilanda da gözümüze çarparken birinde Semiramis Pekkan diğerinde ise yine sahnelerde ilk defa yer alacak olan bir başka oyuncu Kuzey Vargın dikkatleri çekiyor. Bu heyecanı çok sürmese de Fatma Girik o günden bugüne sinemanın en önemli isimlerinden biri olmaya devam ediyor.

Haftanın Şarkısı - Videosu: Ayla Algan - Versin Tanrı İstemeden 1976


Bir sevda geldi başıma
Bakın şu gözyaşıma
Tutulmazdım a dostlar
Ne oldu bana

Gel yanıma kanım kaynar kanına

Aşk içinde aşk yaşarım
Dünyayı bir pula satarım
Ben yarsız geçen ömrü
Ömürden mi sayarım

Ah demeden vah demeden versin tanrı istemeden

Aşk dilinden anlayana
Canım kurban ederim
Yâr yanına çağırsa
Ağlar giderim