Şiir: Kadri Karahan Müzik - Vokal: F.Gül Yanık
Aralık ayında www.kadrikarahan.net adresinde ...
Şiir: Kadri Karahan Müzik - Vokal: F.Gül Yanık
Aralık ayında www.kadrikarahan.net adresinde ...
Bir başka enteresan enstrüman albüm, bir başka iki değerli müzisyen. Buzuki Orhan ve gitarda Erdinç Şenyaylar ’Guitar & Bouzouki Plays 10 Hot Hits’’ adlı bir ortak albüm yayınlıyorlar. Albümde Ajda Pekkan, Nilüfer, Tanju Okan ve Füsun Önal gibi yorumcuların hit olmuş cover şarkılarına getirilen yorumlar dinleyicinin ilgisini çekecektir. Albümün bonus şarkısı Amalia Rodrigues, Helene Segara, Sarah Brightman, Julio Iglesias gibi bir çok şöhretin İspanyolca, Fransızca ve Portekizce seslendirdiği bir Akdeniz klasiği olan Song Of The Sea (Cancio De Mar).
Latin müziğinin ülkemizdeki genç ve başarılı yorumculardan Kubilay Kan ve orkestrası Salı gecesi Kalamış Murphy’s’ Dance Bar’da sahne alacak. Salsa, bachata, Cha Cha Cha başta sevilen latin müziklerin sunulacağı performansı büyük bir aksilik olmazsa izlemek istiyorum. Aynı gece İstanbul’un bir diğer yakasında ise Flamenko rüzgarı esecek. Kuledibi’nde yer alan Venta del Toro’da iki bölümlük şahane bir gösteri sunulacak. Dansları ile Manuel Reina, vokali ile Cajon Pico ve gitar ile Alper Kargın sahnede olacak. Her iki programda Salı günleri tekrarlanmaya devam edecek.
Nicedir kendisini canlı canlı dinlemek istiyorum ama olmuyor zira bu sefer kaçmayacak gibi. Bildiğiniz üzere geçtiğimiz sene ikinci albümünü yayınladı Kutsal. ‘’Naked - Çıplak’’ ismini verdiği çalışmasını yaşamakta olduğu Amerika’da İngilizce olarak hazırladı. Kapsamı çerçevesinde Türkiye’ye geldiğinde de çeşitli konserler verdi, vermeye devam ediyor. Çarşamba akşamı 22:30 itibari ile JazzStop Beyoğlu’nda olacak Kutsal. Üstelik yalnız değil, “Doğa İçin Çal” projesinin yaratıcısı Fırat Çavaş ile projede yer alan diğer müzisyen arkadaşları da orada olacak.
Genç Yetenekler Projesi ile başta müzik olmak üzere resim, edebiyat ve diğer kültür sanat alanlarında yetenekli gençleri tespit edip, dünya çapında önemli kültür ve sanat elçileri olması yolunda destekleyen Çağdaş Eğitim Vakfı, "Yedi Tepe’den Yedi Kıta’ya İstanbul’un Ritmi" Konserini Feyyaz Berker'in katkıları, KÜSAV desteği ve Türkpetrol Vakfı işbirliğiyle gerçekleştiriyor. 03 Aralık tarihinde Lütfü Kırdar’da gerçekleşecek konserde İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası & Berklee College of Music Öğrencileri’ne Sezen Aksu ve Burak Kut konuk sanatçı olarak eşlik edecek. Elde edilecek gelir burs kazanan öğrencilerin eğitimi için kullanılacak.
- Müziğin Sustuğu Yerden Alternatifler
Öncelikle sitemiz yazarlarından sevgili Zeki geçen hafta küçük bir operasyon geçirdi. Yine sevgili Asya’nın ve Hasret’in başında da benzer durumlar vardı ve geçen hafta boyunca sağlık adına koşuşturmalarına tanık olduk. Geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz kendilerine.
Bu arada bende PC ile kafayı yiyeceğim. Her ne kadar memnun olsam da sık sık başıma problemler açmıyor değil. Yeniden servise gidişini ben evde film izleyerek bastırdım. Bir sürü film izledim bu esnada. Öncelikle Muhammed’in sitemizde yazdığından beri izlemeyi çok istiyordum ve nihayetinde başardım. Clint Eastwood imzalı Angelina Jolie ve John Malkowich başlıca rolleri olan ‘’Changeling - Sahtekar’’ filmini nasıl izledim bir bana bir de anlattığım Muhammed’e sorun :) Anlaşılan bozulan sadece PC değilmiş DVD’de de problemler başlamış. Netice itibari ile başardım ve çok mutlu ayrıldım. Jolie’ye başta tüm oyunculuğa, senaryoya ve elbette yönetmene hayran kaldım. Hâlâ izlememişseniz siz siz olun benim kadar beklemeyin. Bir başka keyifle izlediğim DVD ise ‘’Godsend - Tanrıdan Gelen’’. Oğulları Adam'ı sekizinci doğumgününde kaybeden Paul ve Jessi Duncan, onu yaşama döndürebilmek için yasadşı yollardan insan klonlayan doktor Richard Wells'e başvururlar ve ne olursa ondan sonra olur. Sürükleyici, keyifli özellikle Robert de Niro’nun varlığı ile güçlü bir film. Ayrıca birçok alternatif son sunulmuş filmde ve istediğiniz gibi bitmesi elinizde :). Biraz eskilere gittim ve ‘’Cassandra Geçidi’’ni de izledim. Sophia Loren yine büyüleyiciydi. ‘’A Guide to Recognizing Yoru Saints - Hayatındaki Azizleri Keşfetme Kılavuzu’’, ‘’Da Vinci Code - Da Vinci’nin Şifresi’’, Milliyet Sanat’ın bu ay hediye olarak verdiği DVD ‘’An American Wewewolf in Paris - Amerikalı Kurtadam Paris’te, bir Semih Kaplanoğlu filmi ‘’Meleğin Düşüşü’’ şu anda aklıma gelen izlediğim diğer filmler arasında oldu.
Dizilere gelince bu sezon anlaşılan o ki ‘’Flashforward’’, ‘’Dexter’’, ‘’Desperate Housewives’’ üzerine kurulu adıma. Bu üçünün her bölümünü iple çekmeye devam ederken hepsi PC’mde olduğu için dokunabilme şansım olmamıştı. Şimdi bu hafta yetişilecek ve hepsi tamamlanacak en son noktanın konulduğu yere kadar.
Ve geçen haftanın benim için en güzel yanı Emre Kalcı adına oldu elbette. Uzun süredir büyük bir heyecanla bekliyorduk yeni kitabı ‘’Kir’’i (+ ‘’Alçı’’ ve ‘’Sessiz Düet, Silahsız Düello’’nun yeni ve beraberinde sürprizli baskılarını) ve net satış ortamlarından sonra raflarda da yerini aldı nihayetinde. Emre ile ilk tanıştığım zaman Habertürk gazetesinde Cumartesi günleri yazıları yer alıyordu. Her hafta Kadiköy’deki bit pazarına giderken gazeteyi alır, trenin cam tarafına oturur, yer aldığı sayfayı açar ve ve bitmesini hiç istemezcesine yavaş yavaş okurdum yazılarını. Yine aynısını yaptım bu kez istikamet değişti ama tren yine aynı trendi. Kadiköy’den aldım ‘’Kir’’i ve ‘’Sessiz Düet, Silahsız Düello’’yu (‘’Alçı’’ ile de bu hafta buluşuyoruz) ve araladım sayfalarını. Bir yol bitsin istenir mi ya Emre’nin dizeleri? İkisi de bitsin istemedim elbette ve her sayfasını adeta bir istasyon geçtim. Bir kere daha çok büyük bir kalem Emre, tanıyanlar bilir ve eminim onlar da aynı heyecan içindedir ama tanımayanlar varsa lütfen kitabevlerine koşsunlar ve bu güzellikten kendilerini mahrum bırakmasınlar. Yüreğine sağlık Emre, kalemine sağlık, hiç tükenmesin ve eksilmesin bizden. ‘’Kir’’den tertemiz bir sayfa ile son nokta bu hafta sendroma.
‘’Bazı aşklar daha yukarıdan ilerler. Yukarıda hava daha serindir. Kimi üşür, biraz alçalmayı diler. Oysa aşk var olabildiği yerden alçalırsa, o hafif rüzgârla baş edemez; yere düşüverir. Aşkta ‘’alçaklık’’ bu hikâyeden gelir…’’
Söz ve müziği Serdar Ortaç’a ait olan iki şarkı, sözleri Fikret Şeneş’e ait olan bir şarkı olmak üzere Yeşim Salkım’ın “Bambaşka” maxi single çalışmasında üç şarkı yer alıyor. Ayrıca albümün ilk çıkış şarkısı olan “Bana Güneş Gibi Gel”in Murat Uncuoğlu tarafından hazırlanan remix versiyonu da single çalışmasının süprizlerinden…
20 yıllık sanat hayatında bugüne kadar müzik sektörüne bir çok hit kazandıran Yeşim Salkım’ın “Bambaşka” isimli single çalışmasında yer alan şarkıların hepsi hit olmaya aday.
Ayrıca Yeşim Salkım yeni imajıyla da sevenlerinden büyük beğeni topluyor.
Ossi Müzik etiketiyle yayınlanan albümün yapımcısı Hakan Eren. Albümüdeki düzenlemeler Türkiye’nin başarılı aranjörlerinden Suat Aydoğan ve Türkiye’nin en önemli dj’lerinden Murat Uncuoğlu tarafından yapıldı. ‘’Bambaşka’’ single fotoğrafları Mehmet Turgut tarafından çekildi. Kartonet tasarımı Engin Korkmaz tarafından hazırlandı.
(Basın Bülteni)
Yeşim Salkım - Bambaşka / OSSİ MÜZİK
Hakkâri- Zapsuyu üzerine yapılan ve geçtiğimiz yıllarda güvenlik gerekçesiyle yıkılan Devrimci Gençlik Köprüsü yeniden inşa ediliyor. Köprünün inşasına destek 30 Ekim Cuma günü gerçekleşecek konserle sağlanacak. Moğollar, Bulutsuzluk Özlemi, Onur Akın, İlkay Akaya, Vedat Sakman, Melike Demirağ, Diyar, Emin İgüs, Ferhat Tunç, Muzaffer Özdemir, Haluk Çetin, Çiçek Yeşilbaş, Edip Akbayram, Yasemin Göksu, Mazlum Çimen ve Rojda’nın sahne alacağı konserden elde edilecek tüm gelir köprünün yapımına harcanacak. Girişim sözcülüğü’nü Cezmi Ersöz’ün sunuculuğunu ise Gülşen Tuncer’in üstlendiği gece 19.30 - 23.30 arası Bostancı Gösteri Merkezi'nde.
Bağlama sanatçısı ve besteci Barış Güney’in, 2004 yılında yayınlanan “Tohum” adlı çalışmasından beş yıl sonra hazırladığı ikinci enstrümantal ağırlıklı solo albümü “Düşlere Yolculuk” Kalan Müzik tarafından yayınlandı. Yönetmenliğini ve düzenlemelerini Barış Güney’in üstlendiği albümde, Güney’in altı bestesi ve kendisinin seslendirdiği “Karadır Kaşların” (uzun hava) adlı geleneksel bir eser yer alıyor. “Düşlere Yolculuk” albümü, iddialı olmaktan kaçınarak, dinlemenin, öğrenmenin ve değişimin sürekliliğine olan inancı anlatıyor. Dinledim ve büyük keyif aldım; tavsiye ediyorum.
DMC firması MFÖ’nün 24 şarkısının yer aldığı üç CD’lik bir koleksiyon yayınlıyor. ‘’Collection’’, ‘’Agu’’ ve single olarak yayınlanmıştı ‘’Yaz’’ isimli çalışmaların yer aldığı bu sette dünden bugüne yer alan grubun hit olmuş tüm çalışmalarının yanında yayınladıkları son stüdyo şarkıları gayet de uygun bir fiyata dinleyicisi ile bir kere daha buluşacak. DMC aynı zamanda Suzan Kardeş’in ‘’Bekriya 1-2’’ albümlerini de birlikte sunmaya hazırlanıyor ki; bu iki albümde de toplam 24 şarkı yer alıyor. Tek tek almasak mı acaba bu albümleri, beklesek bir gün böyle mi buluşsak, gayet de mantıklı.
- Müziğin Sustuğu Yerden Alternatifler
Bu hafta iki filmi şiddetle önereceğim. Bir tanesine ulaşmak için geç kalmadınız zira Ekim sayısında Milliyet Sanat dergisinin okurlarına armağanı ve filmin ismi ‘’Map Of The World - Dünya Haritası’’. Hayatın sizi götürebileceği inanılmaz yerlerin öyküsü ve başlıca rollerinde hayran kalacağınız iki başarılı oyuncu: Sigourney Weaver ve Julianne Moore. Beklenmedik bir ölüm ve ardından gelişen trajedi hâller evet hiç beklemediğiniz bir anda hayat sizi alır ve olmadık yerlere sürükler; çarpıcı işlenmiş gayet şiirsel sunulmuş, çok beğendim. Bir diğer film ise ‘’Die Falscher - Kalpazanlar’’. Almanya - Avusturya ortak yapımı film geçen yılın en iyi yabancı film oskarını da kazandı. Karl Markovics’in muhteşem oyunculuğunda gerçek bir hikayeden yola çıkarak çekilen film II. Dünya savaşı sırasında Nazilerin savaşın tek galibi olabilmek için başka ülkelerin ekonomilerini para basarak çökertmeye çalışmaları anlatılıyor. DVD özelliklerinde ayrıca gerçek kahramanın dilinden de o yılları dinlemek ayrı bir heyecan. Haricinde Kevin Costner’lı ‘’Thirteen Days - Yakın Tehlike’’, Sandra Bullock’lu ‘’Gun Shy - Aşk Silahı’’ izlediğim diğer filmler arasındaydı.
Bu hafta yeni bir diziye başladım. Bir tür aksiyon aslında; San Francisco'nun her yerine yetişen özel bir acil yardım ekibi var. Hayat kurtarmak için her türlü tehlikeye ve heyecana atılıyorlar ki ilk bölümde başım fazlası ile döndü. Damages’da Katie Connor karakteri ile başarılı ve güzel bulduğum Anastasia Griffith başrolde. Henüz beş bölüm yayınlandı dizi, bakalım izleyici sevecek mi; adıma devam edeceğim. Haricinde bir iki dizi hakkında da güzel şeyler duydum ama limiti aşmayı düşünmüyorum.
Bu haftanın bitiminde ya da en geç haftaya bugün KASIM 2009 olarak yayındayız
Yaklaşık yedi yıl ‘’Elifname’’ isimli TV programının yapımcılığını ve sunuculuğunu yaptı. Şimdi bir albümle müzik dünyasında Elif Güvendik. Çıkış şarkısı ‘’Karagün’’ tipik bir Serdar Ortaç şarkısı ‘’Aşk Nağmeleri’’nde. Beraberinde Yıldız Tilbe, Mustafa Sandal, Ferda Anıl Yarkın, Sude Bilge Demir, Bülent Özdemir, Emrah Gökelma, Murat Tekyıldız çalışmalarından bir repertuar var. DJ Funky C. İle de ‘’Hey Onbeşli’’ düet olarak yer buluyor albümde, albüm OSSİ Müzik tarafından müzik marketlerde.
- Müziğin Sustuğu Yerden Alternatifler
‘’Filmekimi’’ artık bir klasik bunu biliyoruz. İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen ‘’Filmekimi’’ sekizinci yaşında 17 - 25 Ekim tarihlerinde yine Beyoğlu Emek Sineması'nda (23-25 Ekim ayrıca Cinebonus Maçka G-mall Sineması'nda). Ayrıca bu sene yoğun ilgi üzerine 9 güne uzatılmış etkinlik. Yine programda bu yıl daha fazla film, daha fazla seansta seyirciyle buluşacakmış. http://www.iksv.org/filmekimi_2009/index.asp adresinden tüm detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz. Bu hafta sizlere tavsiye etmek istediğim ilk film ‘’Deception - Şantaj’’. Başlıca rollerini Evan McGregor ve Hugh Jackman paylaşıyor ve yönetmen Marcel Langenegger. Bir denetleme firmasında çalışan Jonathan’ın aynı firma adına çalışan avukat Wyatt ile tanışmasından ve arkadaş olmasından sonra gelişen olaylar zinciri. Bu film izleyicileri biraz bölmüş gibi, izledikten sonra yazılan yorumları okuyunca; ben soluksuz ve büyük bir keyifle izledim ve haftamın en iyisiydi diyebilirim. Bir diğer keyifle izlediğim film ise ‘’Thick As Thieves - Son Oyun’’ 2009 yapımı bir hırsız-polis filmi. Morgan Freeman ile Antonio Banderas başrolde. Filmin içi sürprizlerle dolu ve ara ara kafanız karışıyor kim - kim diye ama hepsi güzel bir şekilde bağlanıyor. Ayrıca bir Spike Lee filmi ‘’She Hates Me - Benden Nefret Ediyor’’ ve ‘’A Song of Martin – Martinin Şarkısı’’da izlediğim diğer kareler oluyor, öyle çok çok keyif aldığımı söyleyemiyorum onlar adına.
Bu hafta dizilerim kaldığı yerden devam etti. ‘’Dexter’’ ve ‘’Desperate Housewives’’ her yeni gelen bölümleri ile daha da mı güzelleşiyor ne. Bu yılın dizisi ‘’Flashforward’’ kesinlikle ve her bölümünü iple çekiyorum. ‘’Castler’’da nihayet ilk sezonu bitirmenin mutluluğunu yaşıyorken ‘’Damages’’in ikinci sezonunda finale doğru geri sayıyorum. Ayrıca ‘’Heroes’’un üçüncü sezonunu da bitirmeyi çok istiyorum artık ama şunu söylemeden geçmek istemiyorum, bu dizi adına bu denli yol alamam sanıyordum fakat her bölümünü iple çekiyorum. Bu hafta hemen hemen hepsini ve hatta bu saydıklarımdan da ötesini izleme şansını buldum. Şu an yeni bir dizi arayışı içinde değilim ama ekranlarda geçen hafta ilk bölümü yayınlanan ‘’Nefes’’ isimli dizi adına çok şey duydum. Uzun bir zamandır bir yerli yapım izlemiyordum açıkçası ama çok merak ettim ve izledim. İkinci bölümden sonra net bir şeyler söylerim.
Yazının hemen başında Zuhal Olcay ile ilgili bir haberimiz vardı yine ona dair bir not ile bu haftaki sendromumuzu noktalayalım. Sanatçı uzun bir aradan sonra yeniden tiyatro sahnelerinde. Oyunun adı ‘’Şölen’’ ve ülkemizde ilk kez ‘’Tiyatro Stüdyosu’’ tarafından sergileniyor. Ahmet Levendoğlu’nun yönetmenliğini yaptığı oyunun konusuna gelince varlıklı bir ev sahibesi olan Paige, yazar kocası Lars’ın yeni kitabını kutlamak amacıyla bir şölen düzenliyor ve bu gece için özel bir garson tutuyor. Toptan bir yok oluşa doğru giden dünya için kaygılanan Paige, bu duruşunu hazırladığı özel mönüye yansıtıyor. Oyunun başında kendini gösteren, özellikle Paige ile konuklar arasındaki kaba ve kırıcı söylem ve davranışlar giderek aşağılayıcı, saldırgan tavırlara dönüşüyor ama şölen devam ediyor. Oyun 22 - 23 Ekim’de Muammer Karaca Tiyatrosu’nda, 24 - 25 Ekim’de Caddebostan Kültür Merkezi’nde zira o tarih ve mekan izleyebilmem için uygun görünüyor. Tiyatroyu da çok özledim yahu.
Sımsıcak, güneşli bir hafta başladı. Herkese güzel Pazartesi’ler ve beraberinde haftalar.
Bundan iki sene önce doğumgünümü Sakman Club’de kutlamaya karar vermiştik; o zaman üst katta eski yerindeydi mekan. Küçük bir topluluk eşliğinde yeni yaşımı Vedat Sakman şarkıları ile kutlamak kuşkusuz benim için çok özeldi. Gecenin özel bir de sürprizi olmuştu adıma ki; değerli hocamın gitarı eşliğinde bir şiirimi de seslendirmiştim o gece o güzel renklerin içinde ve pastamı keserken, mumları üflerken tek bir dileğim olmalıydı; artık bir kitabımın olması olabilirdi bu. O sene içerisinde Sakman’da bir de şiir gecesi düzenleme şansı bulan ben bir sene sonraki doğumgünümü bir kitap ile birlikte karşılamaya da hazırlanacaktım artık. ‘’Ben Bu Filmde Kadri Karahan’ı Oynuyorum’’ ve yeni yaşım. Ne güzel ki; yeniden aynı mekanda yine, aynı dostlarla, aynı huzurla. Derken birkaç ay sonra sitemizin yeni yaşında da bir başka özel gece ve yine aynı mekanda ‘’Şiirlerle… Şarkılarla…’’ Geçen sene sitemizin kutlama gecesinde güzel bir ekip ne mutlu ki yeniden Sakman’daydık. Ve dün akşam; sitemizin yeni yaşında ve yine nerede olabilirdik acaba; elbette yine tam da orada.
Sevgili Zeki’nin bir gün öncesi olan doğumgününü özel olarak kutlamamıştık ve ertesi Sakman’da olmak adına sözleşmiştik. Aynı gün Vedat Sakman’ın da Facebook hayran sayfası dostlarının da orada olacağını biliyorduk ayrıca. Programdan önce kendisi ile sohbet edebilme şansını buldum. Küçük bir talihsizlik yaşamış ve kolunu sakatlamıştı Sakman, gitar çalamayacaktı belki bir süre ama piyano ile eşlik edecekti ve aksamayacaktı sahne, bir kere o muhteşem sesi, şarkıları, yüreği yeterdi. Mekan adına bir güzel haber verdi hocamız bizlere. Yakında Sakman Club’de olan tüm etkinlikler sanatçının web adresinden izlenebilecek. Doğru duydunuz; her akşam evinizde, odanızda, bulunduğunuz mekanda canlı canlı varacaksınız bu tada. Şu anda hazırlıklarda son noktaya geliniyormuş, buna çok sevindim. Ayrıca başka duyumlarda aldım kendisinden ki; yakın zamanda buluşturacağım bunları da sizinle.
Program sanatçının gitaristinin birkaç performansı ile başladı ve daha sonra Sakman sahnede yerini ‘’Hayallerim’’ ile aldı. Bir başka büyü Sakman dinlemek, o şarkılarda her defasında yeniden yeniden kaybolmak başka bir telaş; yeri geldiğinde hüznün doruğuna yeri geldiğinde orkestra ile aralarındaki konuşmalara, esprilere, atışmalara bir o kadar da eğlenceli (Özellikle gitarda Hakan çok ayrı bir neşeli, çok sevimli). Ayrıca katılan konuklarında sahne alması ile bir o kadar da zengin gece. Zira ilk olarak mekanda da Salı günleri sahne alan Selen Servi (Sarılsam Üşür müsünüz) daha sonra benim için çok özel bir an bu ikiliyi ilk kez aynı sahnede dinlemek Birsen Tezer ki; ayın 28’inde Sakman Club’de sahne alacak ayrıca (Yalnızlığım, Değirmenler), yine çok sevdiğimiz bir diğer dost, başarılı yorumcu Gülcan Altan (Benim Adım Kırmızı, Kandilli) ve Murat (Kimseye Etmem Şikayet) ile de bir başka tat. Derken aramıza gecenin sonunda katılan F.Gül ve Gözde de dahil çorbacıda alınan soluk ve sabahın ilk ışıklarına doğru dönülen ev, üzerine hâlâ bir tatlı sarhoşluk. Ayın birinde sayfamızda özel söyleşilerle, yazılarla hep birlikte kutladığımız yeni yaşımız dün de küçük ama çok eğlenceli bir grupla gününde ayrıca kutlandı özetinde. Biz hepinizi orada hissettik; aşağıdaki keyifli performansı yine yorumsuz kalacak biliyorum ama olsun sizlere armağan etmenin mutluluğunu taşıyorum :) ...
Vedat Sakman - Herneyse
Şiir : Zeki Çelik
Müzik - Vokal: Emre Olgun
Klip: Önder Kızılkan
Nice yaşlara Zeki ... Doğumgünün kutlu olsun ...
Şiir: Kadri Karahan Müzik: Sahila & Samine Düet : Kadri Karahan & F.Gül Yanık
Uçmak (İntro – Final) Söz: Mehmet Teoman Müzik: Vedat Sakman Vokal: Zuhal Olcay
Klip: Kadri Karahan & F.Gül Yanık
Asya Gülgün Özkan’a katkılarından dolayı teşekkürler
- Müziğin Sustuğu Yerden Alternatifler
Sinema dünyasında birbirinden güzel yapımlar dikkat çekmeye başladı. Açıkçası uzun zamandır ihmal ettiğimi biliyorum ama bilmem neden bu aralar pek de sinemaya gitme havasına giremiyorum; yoksa gerçekten çok çekici filmler var. Çağan Irmak’ın ‘’Karanlıktakiler’’ filmi için sezonu açmayı düşünüyorum. Ötesinde evde film keyfim devam ediyor. Bu hafta izlediğim iki filmi ayrı seviyorum. Birisi ‘’The Prestige - Prestij’’. Christopher Nolan imzalı 2006 yılı filminde Christian Bale ki bu aralar favori oyuncularımdan ve Hugh Jackman başroldeler. İki sahne sihirbazı, giderek şiddetlenen bir savaşa ve birbirlerinin mesleki sırlarını ortaya çıkartmak için doymaz bir susuzluğa dönüşen güçlü bir rekabete girişiyorlar. Baştan sona gözümü kırpmadan izledim. Yine bir başka film olan ‘’Note On a Scandal - Skandal’’ı ise sevgili Emre’nin film arşivinde yakaladım, iyi da yapmışım zira hayatımın karelerine bir film daha ekledim böylelikle. Filmin konusuna gelince Sheba Hart, sanat öğretmeni olarak yeni geldiği okulda, Barbara'nın da ona yakınlık göstermesi ile samimi bir arkadaşlık kurar. Fakat Sheba'ya yakınlık gösteren sadece Barbara değildir. Öğrencilerinden biri ile girdiği, Barbara tarafından da farkedilen yakın ilişki, bir süre sonra Sheba'nın bütün profesyonel ve özel hayatının paramparça olmasına neden olacaktır. 2006 yapımı filmde iki başarılı oyunculuk var ki kendilerini Oscar adaylığına da götürüyor. Judi Dench ve Cate Blanchett’i izlemeye ve alkışlamaya doyamayacaksınız. Haftanın izlediğim bir diğer filmi ise ‘’Next’’ oldu. Yine bir sihirbaz çıktı burada da karşıma. Nicholas Cage ve Julianne Moore başlıca roldeler, 2007 yapımı film. Özellikle sonlarına doğru heyecanımı biraz yitirdim.
Hürriyet Film Kulübü’nü takip ediyor musunuz? Her hafta sonu bir DVD hediye ediyor Hürriyet okurlarına. En başından beri hepsini aldım listeme ve güzel birçok filmle de buluşmuş oldum böylelikle. Bu haftadan itibaren yeni sezona geçtiler ve ilk sundukları film ‘’Slumdog Millionaire - Milyoner’’ oldu. Orijinal kutusunda ayrıca tüm seçenekleri dahil ve sadece 2 YTL ile orjinal bir film arşivimizde, güzel hizmet ve bravo. Ayrıca http://www.hurriyetfilmkulubu.com/ adresini takip ederseniz sunulacak filmleri görebilir, anketlere ve çekilişlere de katılabilirsiniz.
Sinema dünyası usta yönetmen Halit Refiğ’in ölüm haberini aldı. Biz de bu ay sitemizde ‘’Adım Kadın’’ köşemizin konuğuydu; sevgili Arzu Altınçiçek dostumuzun annesinin vefat haberini aldık. Çok çok üzüldüm. Kendilerine Allahtan rahmet sevenlerine başsağlığı dileriz.